Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez" programı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımlarıyla Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleştirildi. Program kapsamında Türkiye'de faaliyet gösteren önde gelen uluslararası şirketlerin tepe yöneticileri ile kamu kurumlarının üst düzey yetkilileri bir araya geldi. Türkiye'nin ekonomik gündeminde bir dönüm noktası olarak öne çıkan programda, yatırım ortamını güçlendirmeyi, finansal istikrarı pekiştirmeyi ve uluslararası sermayeyi çekmeyi amaçlayan kapsamlı bir ekonomik reform paketi açıklandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, “Türkiye'nin rekabet gücünü artıracak, sürdürülebilir güçlü büyümeyi sağlayacak ve yatırım ortamını güçlendirerek uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımları attıklarını" vurguladı. Cumhurbaşkanı ayrıca Türkiye'yi “küresel bir cazibe merkezi haline getirme" konusunda kararlı olduklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yatırımcılar nezdindeki cazibesini daha da artırmaya yönelik kapsamlı bir yasa paketinin de yakında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulacağını açıkladı. Reformlar kapsamında, İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren kurumlara yönelik vergi teşvikleri genişletilirken, transit ticarete veya yurt dışında gerçekleştirilen mal alım-satımına aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanan %50'lik vergi istisnası %100'e çıkarılacak.
İstanbul Finans Merkezi dışında transit ticaret faaliyetlerinde bulunanlar için de kazançların %95'i vergiden muaf tutulacak. Ayrıca uluslararası şirketleri bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımaya teşvik etmek amacıyla yeni adımlar atılacak ve yurt dışı operasyonlarını Türkiye'den yürüten şirketlerin elde ettiği kazançlara vergi avantajları sağlanacak.
Uluslararası yatırımcılar ile hükümet temsilcileri arasında doğrudan etkileşim imkânı sağlayan program, Türkiye'nin stratejik vizyonunu ve uluslararası yatırımların bağlantı noktası olarak güçlenen konumunu bir kez daha ortaya koydu.